Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler (ve yalnızca diğer yarımız o sesi duyar)

Kitabın yazarı: Jan- Philipp Sendker

Sayfa sayısı: 312

İlk basım yılı: 2013

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler (ve yalnızca diğer yarımız o sesi duyar) – Okuyucu yorumu:

“Çok uzun yıllar önce satın aldığım ancak okumaya yeni fırsatımın olduğu bir kitaptı. Ama okuduktan sonra keşke bu kadar bekletmeseymişim okumak için ne kadar da geç kalmışım diye düşündüm. Anlatım dili çok güzeldi. Okurken insana huzur verici bir etki sağlıyordu. Özellikle bu tarz anlatım diline sahip kitapları daha çok seviyorum. Genelde roman tarzı kitaplar okuduğum için okurken beni yormaması ve dinlendirici etki göstermesi en sevdiğim noktadır bir kitapta.

Kitaptaki kahramanların büyük çoğunluğu yaşamını astrolojiye, doğum haritasına ve yıldızların hareketlerine göre biçimlendiren kişilerden oluşmuştu. Birçok batıl inancı yaşamının bir parçası haline getirmiş ve alacağı kararları bu batıl inançlara göre belirlemektedir. Ve bu bazen çok acımasızca ve mantıksızca olabilmektedir. Yıldızların anlatmaya çalıştığını düşündükleri şeyler kendi canından bir parça olan çocuklarının hayatlarını bile fazlasıyla etkilemektedir.

Geçmişte yaşanmış bir aşkın hikayesini konu alan kitaplar gibiydi. Ama öyle büyüleyici bir aşk, harika insanlar vıcık vıcık bir ilişki değildi söz konusu olan. Tin Win ve Mi Mi’nin tüm kusurlu ve eksik yanlarına rağmen birlikte bir bütün olabilmelerinin öyküsüydü. İki yarımın büyük bir aşkla birbirini tamamlayabilmesini çok güzel bir şekilde hikayeleştirmiş yazar. Ve bir sevginin devam edebilmesi için günümüzdeki gibi her dakika iletişim halinde olmanın gerekmediğini çok güzel bir şekilde göstermiş bu iki aşık sayesinde. Gerçi bu tarz ilişkiler ve aşklar ancak romanlarda olabilir galiba. Gerçek hayatta bu denli masum ve tertemiz bir duyguya sahip olabilmek ve bunu onca yıl sürdürebilmek günümüz şartlarında çok da mümkün değil sanırım. Yine de insan neden olmasın ki diye düşünmeden edemiyor.

Hikayede anlatılmış olan aşkın yanı sıra birde genç bir kadının babasının geçmişine dair hiç bilmediği bir yaşamla yüzleşmiş olmasını okumaktayız. İnsan ailesini çok iyi tanıdığını sanır. Doğduğu andan beri aynı evin içinde olduğu insanların her şeyini bildiğini, her yönüyle onu anlayıp tanımış olduğunu düşünür. Ancak gerçekte ebeveynlerimizi ne kadar iyi tanıyoruz? Biz dünyaya gelmeden önce onlar daha çok gençken hatta birer çocukken nasıl bir yaşamları vardı, neler hisseder neler düşünürlerdi? Birçoğumuz bunu bilmeyiz ya da merak edip sormayız bile. Anlatılan üstü kapalı basit hikayeleri biliriz sadece. Ama aynı yaşlardayken aslında nasıl biriydiler hiç umursamayız. Sanki sadece anne babaymış onlar. Bizle birlikte başlamış yaşamları gibi gelir. Oysaki bir zamanlar onlarında bambaşka bir yaşamları vardır bunu hep göz ardı ederiz. Ve bir gün bu gerçeklerle yüzleşme imkanı bulduğumuzda bizim için bambaşka bir kapı aralanır. İşte o zaman gerçekten tanımış oluruz ailemizi.

Kitabın devamı da varmış bu arada. En kısa sürede onu da okumak isterim. Çünkü hikayeyi gerçekten sevdin. Okumanızı tavsiye ederim.”

Kitaptan alıntılar:

“Nitekim, hayatta felaketlerle gelen bir dönüm noktası; bildiğimiz dünyanın yok olduğu bir an olmalıdır. İki kalp atışı arasında bizi farklı birine dönüştüren bir an.”

“Sevgilerinden emin olmak için kanıt isteyenlerin ya da kanıtlamaya ihtiyaç duyanların hayatları ne kötüdür.”

“İnsan biriyle geçmişi dahil her şeyi paylaşmayı göze almadan, onu gerçekten sevdiğini nasıl iddia edebilir ki?”

“Hayat, demişti U may ona, mutlulukla üzüntünün birbirine ayrılmaz bir şekilde geçmiş olduğu, bilmecelerle dolu bir hediyedir. Biri olmadan ötekini yaşamaya çalışan, başarısız olmaya mahkumdur.”

“Sorun gözlerde, kulaklarda değil, Tin Win. Bizi kör, sağır eden hiddettir, ya da korku. Kıskançlıktır. Güvensizliktir. Korktuğunda, öfkelendiğinde dünya kasılır, şirazesinden çıkar. Hem bizim için, hem de gözleriyle görenler için. Ancak onlar bunu fark etmezler.”

“Sevgi öyle farklı yüzlerle karşımıza çıkar ki hayal gücümüz bile hepsini görmeye hazırlıklı değildir.”

 

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir