Ramazan Ayında Nasıl Beslenmeliyiz?

Ramazan ayında yapılan en büyük yanlışların başında bu süreci zayıflamanın bir yolu olarak görmektir. Normal şartlarda diyet yapmakta zorlanan kişiler “nasılsa aç durucam, kilo vermem kolaylaşır” diye düşünmekteler. Ancak bu sağlık açısından çok yanlış bir düşünce. Tabi ki amacınız sağlıklı bir şekilde diyet yapmak ise o zaman işler değişir. Hem oruç tutup hem de diyetinize devam edebilirsiniz. Tabi ki yeterli ve dengeli bir beslenme programına uygun olarak. Bu konuda bilinçsiz bir beslenme şekli ile sağlığınızı tehlikeye atmamak için bir beslenme uzmanından yardım almalısınız.

Son yıllarda Ramazan bahar aylarına denk geldiği için vücudumuzun aç ve susuz kalma süreci de uzamaktadır. Buda özellikle iftara yakın saatlerde kendimizi halsiz ve yorgun hissetmemenize neden olmaktadır. Bu halsizlik ve yorgunluğun önüne geçebilmek için iftardan sahura kadar olan süreçte çok dengeli bir şekilde beslenmeliyiz.

Ramazan ayı süresince beslenme düzeniniz tamamen değişeceğinden dolayı sağlığınızın bu durumdan olumsuz etkilenmemesi için dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır.

Sahuru ihmal etmeyin

Birçok insan uyuduktan sonra yeniden kalkmamak için geç saatte yemek yiyip yatma yöntemini tercih eder. Ancak bu beslenme konusunda yapılan çok büyük bir yanlıştır. Hatta henüz yeterince acıkmadığı için sadece su içip yatmayı tercih edenler bile var. Bu şekilde zaten uzun olan oruç tutma sürecini daha da fazla uzatmış olursunuz. Aç ve susuz kalma sürecinizin uzamış olması da sağlığınız olumsuz etkiler. Gün içerisinde kendinizi daha fazla halsiz ve yorgun hissedersiniz. O nedenle sahura kalkıp yemek yemeniz sağlık açısından doğru olan yöntemdir.

Sahurda nasıl beslenmeliyiz?

Sahurda tüketilen besinler gün içerisinde sizi susatma, kan şekerinizi etkileme ya da midenizi rahatsız etme ihtimali olduğundan dolayı çok dikkatli seçilmelidir. Süt, , peynir, yumurta, yoğurt gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapmanız en doğru seçim olacaktır. Kahvaltı menünüzde zeytin ve reçel gibi susuzluğu artıracak besinlerden uzak durmalısınız. Kahvaltı dışında çorba ve sebze yemeğinden oluşan bir menüde tercih edilebilir. Bu yiyeceklerinde çok baharatlı olmamasına özellikle dikkat etmelisiniz.

Pilav ve baklagil gibi ağır ve yağlı yemekler gün içerisinde midenizi rahatsız edeceği ve susuzluğunuzu artıracağı için uzak durmanız gerekenler arasında yer almaktadır.

Sahurda su dışında sıvı desteği sağlaması için bitki çayı, maden suyu, ayran ve az şekerli komposto tüketebilirsiniz. Sahurda en az 3 bardak su içmeniz gün içerisindeki sıvı kaybını önleme açısından yararlı olacaktır. Ancak suyun oda sıcaklığında olmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü soğuk su vücudunuzdan daha çabuk atılacağı için su stoğunuz çok kısa sürede tükenmiş olur.

Yumurta anne sütünden sonra gelen en kaliteli protein olduğundan ve uzun süre tokluk hissi sağladığından dolayı sahurda tüketilmesi gereken en önemli yiyeceklerin başında yer almaktadır.
Uzun süre tokluk sağlaması ve kan şekerinizi dengede tutması açısından beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Ayrıca sindirim sisteminiz açısından da daha faydalıdır.

Ramazanda öğün sayısı azaldığı için bağırsak sisteminizin çalışma durumunda da değişimler yaşanır ve problemler yaşanabilir. Yoğurdun içinde yer alan faydalı bakteriler bağırsak sağlığınızı korumaya yardımcı olacaktır. Sahurda yoğurt tüketerek gün içerisinde sindirim sorunları yaşamanızı engelleyebilirsiniz.

Fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler içeriğinde bulunan faydalı yağ asitleri ve dengeli protein yapıları sayesinde uzun süre tokluk hissi sağlamaktadır. Ancak bu besinleri tüketirken kavrulmamış olmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü kavrulmuş kuruyemişler tuzlu olduğundan dolayı susamanıza sebep olur.

Sahurda meyve tüketmenizde içerdikleri lifler sayesinde tokluk hissi sağlayacaktır.

İftarda nasıl beslenmeliyiz?

Gün içerisinde uzun saatler aç ve susuz kaldığımız için genellikle iftarda neyi ne kadar yediğimizin farkında olmuyoruz. Buda beslenme konusunda yapılan en büyük yanlışlardan biri. Çünkü çok uzun saatler aç kalan midenize bir anda aşırı yüklenmeniz sindirim sorunları yaşamanıza yol açmaktadır.
İftarda öncelikle su içerek vücudunuzun sıvı dengesini desteklemekle işe başlamalısınız. Daha sonra hurma ya da zeytin ile bir başlangıç yapmalısınız.

İftar menünüzde mutlaka çorba yer almalıdır. Tüm gün aç kalan midenizi sadece katı besinler ile doldurmanızda sindirim sorunlarına yol açar. Çorbanızı içtikten sonra ana yemeğe geçmeden önce kısa bir mola vermelisiniz. Midenize bir anda hızlı bir şekilde yüklenmeniz doğru değildir.

Ana yemekte etli, tavuklu yemekler ya da sebze yemekleri tercih edebilirsiniz. Ana yemeğinizin yanında mutlaka bol yeşillikli salatalar tüketmelisiniz. Aşırıya kaçmamak şartı ile makarna ve bulgur tüketebilirsiniz.

Sıvı ihtiyacınıza katkı sağlaması açısından yoğurt, ayran, cacık ya da meyve kompostoları tüketilebilir.
İftar sonrası tüketilecek tatlılar şerbetli değil de sütlü tatlılar olmalıdır. Yemeğin hemen ardından değil de bir süre mola vererek tatlıya geçmenizde fayda vardır.

Ramazan ayında sahur ve iftar olmak üzere 2 ana öğün vardır. Ara öğününüz iftardan 1-1,5 saat sonrası gibi planlamalısınız. Eğer geç saatlere kadar oturuyorsanız ilk ara öğünden 1,5 saat sonra ikinci ara öğününüzü yapabilirsiniz.

İftar ve sahur arasındaki süreçte bol bol su içmeye özen göstermelisiniz.

Hem iftarda hem de sahurda besinleri tüketirken çok hızlı yemek yerine iyice çiğneyerek yavaş yavaş yemelisiniz. Bu sindirim sisteminizin sağlıklı çalışması açısından çok önemlidir.

İftardan sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmanızda sindirim sisteminiz açısından oldukça faydalı olacaktır.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.