Sorunsuz Bir Ergenlik Dönemi İçin Bilmeniz Gereken Kurallar

Ergenlik dönemi çocuklarda büyüme evresinin en önemli parçalarından biridir. Bu dönem hem çocuk için hem de ebeveyn için oldukça büyük önem taşımaktadır. Bu geçiş sürecini en az problemle atlatabilmek için doğru bir iletişim kurmak ilk ve en önemli etkendir.

Çocukluktan çıkıp yetişkinliğe geçilen bu süreçte çocuklar kendilerini tanımaya ve yeni bir kimlik oluşturmaya çalışırlar. Bu esnada da ailesi ile birçok konuda anlaşmazlık ve çatışma yaşayabilir. Çocuğunuza bu dönemde yaklaşımınız oldukça önemlidir. Onun bu geçiş döneminde sahip olduğu duygu ve düşünceleri çok iyi anlamaya çalışmalı ve aşırı tepkiler vermekten kaçınmalısınız. Eğer onun bu kimlik arayışı sürecinde doğru bir şekilde fikir sahibi olmasını sağlarsanız bu süreci sorunsuz bir şekilde atlatabilirsiniz.

Her konuda tepki göstermek ya da müdahale etmek yerine ihtiyaç duydukları an yanında olup yol gösterici olmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Ergenlik dönemi kızlar ve erkekler açısından çok farklı bir şekilde yaşanır. Yada her çocuğun ergenliğe geçiş yaşı aynı olmayabilir. Yani komşunuzun çocuğu hala çocukça davranışlar sergilerken aynı yaştaki çocuğunuz ergenlik davranışları sergilemeye başlamış olabilir. Yada durum tam tersi de olabilir. Bu nedenle yaşıtlarının davranışları ile çocuğunuzun davranışlarını asla kıyaslamamalısınız. Özelliklede bu kıyaslamayı çocuğunuza belli edecek şekilde asla yapmamalısınız.

Ergenlik dönemini hem çocuğunuz hem de sizin için daha doğru bir şekilde atlatabilmek için bazı kurallara dikkat etmeniz gerekmektedir.

İşte o kurallar:

“Çocuğum Bizi Hiç Dinlemiyor” Tavrından Vazgeçin

Ergenlik denilen bu geçiş döneminde çocuğunuz duygusal ve davranışsal açıdan çok zorlu bir süreç geçirmektedir. Henüz bir arayış içerisinde olduğundan dolayı da duygu ve davranışlarını kontrol etmekte zorlanabilir.

Bu dönemde çocuklar genellikle sosyal ortamlara katılma yeni arkadaş grupları edinme gibi değişiklikler yaşamaya başlarlar. Yaşıtları ile vakit geçirmek ve yaşıtlarının fikirleri onlar için çok daha önemli hale gelecektir. Bu esnada çocuğunuzun sizi artık dinlemediği ya da takmadığı gibi bir düşünceye sahip olabilirsiniz. Ama bu durumu çocuğunuza bir tepki şeklinde yansıtmamalısınız. Evet, şuan arkadaşları her ne kadar ön planda gibi gözükse de aslında şuan o bir karşılaştırma ve hayatı anlamaya çalışma aşamasından geçmektedir. Ailesinden öğrendikleri ile yeni ergen hayatında arkadaşlarından ve sosyal yaşamından öğrendiklerini karşılaştırıp kendisi için yeni bir davranış şekli ve düşünce yapısı oluşturmaya çalışıyordur. Bu süreçte ona karşı biraz daha anlayışlı olursanız işlerin kolaylaşmasını sağlayabilirsiniz.

Siz sürekli kendi doğrularınızı ona anlatıp ona uygun davranmasını sağlamaya çalışırsanız çocuğunuzu bu baskı karşısında aksi bir eylem gerçekleştirip sadece yaşıtlarının davranış ve düşüncelerini doğru kabul etmeye başlayabilir.

Duygusal İniş Çıkışlar Karşısında Anlayışlı Davranın

Ergenlik döneminde çocuklarda fiziksel olarak birçok değişim yaşanır. Bunların en başında boylarının uzaması gelmektedir. Bunun dışında kilo alımı ve vücuttaki yağ oranında artış görülür. Hormanal değişimlerden kaynaklı vücutlarında sivilcelenme, kıllanma gibi değişimlerde yaşanmaktadır. Tüm bu değişimler çocuklarınızı bazı zamanlarda mutlu etse de bazen de duygusal sorunlar yaşamalarına sebep olabilmektedir. Fiziksel açıdan bu değişimlerinden hoşnut olmamaları ya da bu yeni fiziklerini henüz kabullenemeyişleri duygusal iniş çıkışlar yaşamalarına yol açar. Onların bu çok sık değişen ruh halleri karşısında biraz anlayışlı olmanızda fayda vardır. Geçici bir süreç olduğunu bilmeli ve onlara yardımcı olmalısınız.

Sorunlar Karşısında Destekçi Olun

Ergenlik döneminde çocuğunuza karşı ne kadar pozitif bir destek sağlarsanız bu dönemi daha kolay ve sorunsuz atlatmasına yardımcı olabilirsiniz. Ergenlik dönemine ait problem ve değişiklikler karşısında sizin ona gerekli desteği sağlamanız yaşanacak olan stres ve kaygıları en aza indirecektir. Çocuğunuz bu dönemde bir kimlik arayışında olduğundan dolayı onu çok doğru bir şekilde yönlendirmeniz oldukça önem taşımaktadır.

Sınırları Birlikte Koyun

Ergenlik dönemi çocukların gözünde artık özgür olacakları kısıtlamaların olmayacağı yetişkin gibi davranabilecekleri bir dönemmiş gibi görülür. Ancak her konuda özgür olabilecekleri kadar henüz büyümedikleri için hala bir takım sınırlandırmalar söz konusu olmaya devam edecektir. Aslında onlarda bu özgürlük arayışının yanı sıra sizin koyduğunuz tutarlı ve mantıklı sınırların onlar için gerekli olduğunu anlayacaklardır. Ancak bu dönemlerde getireceğiniz kısıtlamalar ya da yeni kurallar çocuğunuzun yaşam koşulları ve talepleri doğrultusunda birlikte ortak bir karara varılarak yapılmalıdır. Örneğin eve giriş çıkış saatleri, harçlığının miktarı, arkadaşları ile gidebileceği yerler gibi konularda karşılıklı konuşarak mantıklı bir karara varılması en doğrusudur.

Bu dönemde çocuğunuzu tamamen özgür bırakmak sizden kopup sadece arkadaş grubuna dahil olmasını ve yanlış kararlar almasına yola açabilir. Tam tersi sürekli arkadaşları ile görüşmesini engellemenizde psikolojik açıdan problemler yaşamasına neden olur. Görüştüğü arkadaş grupları ile tanışabilir ya da onlar hakkında çocuğunuzdan bilgi edinebilirsiniz. Bu bilgileri edinirken çocuğunuzu sorgular gibi değil de sadece onunla yakınlık kurmak amacı ile yaptığınız izlenimini vermelisiniz. Samimiyetinize güvenmeyen çocuğunuz size arkadaşlarını çok farklıda tanıtabilir. Bu konuda dikkatli olmanızda yarar var. Böylece nasıl arkadaşlarla birlikte olduğunu bilir ve ona göre bir denetim sağlayabilirsiniz.

Sürekli Örnek Vermeyin

Çocuğunuza bu yeni yaşamı ve büyürken karşılaşacağı zorlukları anlatmaya ve öğretmeye çalışırken sürekli “ben senin yaşındayken böyle davranırdım, bende aynı şeyleri yaşamıştım ama böyle yapmıyordum” gibi örnekler vermeyin. Bu çocuğunuza fayda sağlamak yerine onu daha çok kızdırmanıza neden olur. En başta bilmeniz gereken şey sizin ergenlik yaşadığınız dönem ile onunki arasında çok uzun bir zaman farkı var. Ve bu zaman zarfında yaşam koşulları fazlasıyla değişti. Doğal olarak yeni yaşam koşullarında çocukların duygu ve düşünceleri de sizin döneminizdekilerden biraz daha farklı.

Ayrıca ergenlik dönemi hayatı deneyimleme süreci olduğundan dolayı herkesin deneyimi kendine özel olmalıdır. Siz aynı olay karşısında farklı bir tepki vererek farklı bir ders çıkarmış olabilirsiniz. Ama bu çocuğunuzun deneyimi ve çok başka bir tepki ile kendine ait bir deneyim çıkarmalıdır. Çocuğunuz yaşamı, korkuları ya da düşünceleri ile ilgili sizinle bir şey paylaşıyorsa onu sadece dinleyin. Öncelikle duygu ve düşüncelerini tam olarak anlamaya çalışın ve sonra birlikte bu konuda ne yapılabilir üzerine bir fikir alışverişine girin. Böylece çocuğunuz sizinle çok daha açık bir şekilde duygu ve düşüncelerini paylaşabilir ve sizin ona yol gösterici olabileceğinize güvenebilir.

Kendi çocukluğunuz ve ergenliğinize dair hikayeler anlatmak istiyorsanız bile bunu başka bir sohbet esnasında sanki sadece anılarınızı paylaşıyormuşsunuz gibi yapın. Ona öğüt veriyor gibi değil de eski bir anıyı hatırlayıp çocuğunuzla paylaşmak istemişsiniz gibi davranın. Bu şekilde bir anlatım çocuğunuz için çok daha faydalı olacaktır. Ve sizin yaşantınızdan ders çıkarması gereken noktaları kendisi bulup bilinçaltına not edecektir.

Özel Hayatına Saygılı Davranın

Ergenlik dönemine girmiş olan çocuğunuzun artık kendine ait bir özel hayatı olduğunu unutmamalısınız. Tabi ki çocuğunuzu korumak adına onun davranış ve yaşantısına hakim olmalısınız ancak artık bazı konularda bireysel sınırların var olduğu gerçeğini de aklınızdan çıkartmamalısınız. Örneğin odasına girerken kapısını mutlaka çalmalı, arkadaşları ile bir aradayken sürekli yanlarında durup sohbetlerine dahil olmaya çalışmamalısınız. Bu gibi davranışlar hem çocuğunuzun toplum içerisinde de saygılı bir birey olmasını sağlar hem de ona saygı duyduğunuzu bilirse size karşı daha samimi davranabilir. Siz sürekli baskıcı bir şekilde onun özel alanına müdahale ederseniz bu durum çocuğunuzun sizden korkmasına ve sizden bir şeyler saklamasına yol açabilir.

Fiziksel Temaslar Konusunda Dikkatli Olun

Ergenlik dönemindeki çocuklar kendilerini eskisi gibi sarılıp öpmenizden ya da el şakaları yapmanızdan çok hoşlanmayabilirler. Sevgi göstergesi olarak sıradan bir şekilde sarılıp öptüğünüz çocuğunuz “ ben çocuk muyum, öpme” gibi tepkiler verebilir. İçten içe sizin hala ona ilgi ve sevgi gösterilerinde bulunmanız hoşlarına gitse de bir yetişkin olduklarını düşünmeleri bu davranışları çocukça bulmalarını sağlamaktadır. Eğer çocuğunuzdan bu gibi konularda olumsuz tepkiler alıyorsanız çok fazla üzerine gitmeyin. Onun istek ve talepleri doğrultusunda daha farklı bir şekilde sevginizi ifade edebileceğiniz yollar bulabilirsiniz.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.